Bir Yanın İstanbul

Hoşçakal İstanbul. Tüm asaletinle kal...

Gitmek zordur böyle bir şehirden; eşsiz kız kulesinden gün batımını izlemişsen, Adaların manzarasında fayton sefası yapmışsan, Taksim’in meşhur İstiklal Caddesi’nde her milletten arkadaşın olmuşsa, Eminönü’nde oturup denize karşı balık ekmeğini yerken sıcakkanlı esnaflarla sohbet etmişsen, Ortaköy’e gidip de kumpir yememek olmaz diyerek ayak üstü yediğin o leziz kumpirin tadına doyamamışsan, Kapalı Çarşı’da gezerken tarihini anımsatmışsa sana o taş duvarlar… 


Ve işte Sultanahmet Camii karşında, bembeyaz karlara bürünmüş bir kartpostal havasında. Hemen yanında hiç ayrılamayan sevgililer gibi Ayasofya…  


Yüzyıllar sonra bile hala büyülüyorsa seni ve her seferinde yolunu kaybedip ayaklarında derman kalmayana dek yürümüşsen bu şairlere ilham, şiirlere konu olmuş harikulade şehrin sokaklarında...


Her şeyini bırakıp veda edemezsin bu şehre öylece. 


Bir yanın hep eksik kalır, bir yanın hep İstanbul’dur çünkü..!

Yorumlar

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ego Tatmini Değilse…

Neslican Tay

Düşünme